AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün İstanbul belediye başkan adaylarını kamuoyuna açıkladı. Bölgemizdeki ilçelerde kimler var, bu adayların karşısına çıkacak muhtemel CHP adayları ve seçimler üzerine değerlendirmeler.

Bir süredir yerel seçimle yatıp yerel seçimle kalkıyor ülkenin önemli bir kesimi. Türkiye’nin “kilidi” muamelesi gören İstanbul’da ilk adımı CHP attı ve Büyükşehir Belediye Başkan Adayını ilan etti. İlçelerdeki belirsizlik hala sürse de Ocak ayının ilk ya da ikinci haftasında ilçelerin de açıklanması bekleniyor…

Dün karşı hamle AKP ve lideri Erdoğan’dan geldi. Erdoğan hem Büyükşehir adayını hem de 39 ilçenin başkan adaylarını bir törenle kamuoyuna tanıttı; Böylece “sonucu” çokça merak edilen “İstanbul” için iktidarın merakla beklenen “kartları” öğrenilmiş oldu…

Esenyurt, Başakşehir, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Avcılar ve Küçükçekmece’de ilan edilen AKP adayları, CHP’nin bu adayların karşısına çıkarabileceği mevcut aday adayları ve olasılıklar…

ESENYURT

Şu anda İstanbul’un en kalabalık ilçesi durumunda olan ve İstanbul’un seçim sonucuna ciddi bir etki yapacak olan Esenyurt’ta AKP’nin adayı eski milletvekili Azmi Ekinci oldu. 2004’ten beri Esenyurt Belediyesi’ni yöneten eski “yol arkadaşı” Necmi Kadıoğlu’nu istifa ettiren, onun yerine de meclis grubundan Ali Murat Alatepe’yi getiren Erdoğan, ne mevcut belediye başkanı Alatepe’nin ne de ilçe içinden çıkan onlarca aday adayının yüzüne bakmadı.

Bugüne kadar sosyal medyada “dışarıdan aday istemiyoruz” kampanyası yürüten teşkilat üyelerini de bir kenara iten Erdoğan, siyaset hayatına Ümraniye’de başlayan, oradan Sancaktepe’ye, sonrasında da TBMM’ye transfer olan, “Esenyurt’un tanımadığı” eski milletvekili Azmi Ekinci’yi adaylaştırdı. (2004’te İlhan Bölükbaşı’nın adaylığını isteyen teşkilat üyelerini dikkate almayıp Kadıoğlu’nu adaylaştırdığı gibi)

Şu sıralarda birçok teşkilat üyesi sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarda “Reis kırmızı çizgimizdir, o ne derse odur” diyerek Ekinci’yi kabul ettiklerini belirtseler de teşkilat üyelerinde ciddi bir rahatsızlığın yaşandığı bilinmekte.

Kürt kökenli olduğu belirtilen Azmi Ekinci hamlesiyle Erdoğan’ın ilçede oldukça yoğun olan Kürt kökenli vatandaşların oyunu partisine çekmeyi hesapladığı tahmin ediliyor. (2009 yerel seçimlerinde BDP Esenyurt Belediye Başkan Adayı Karslı bir Kürt olan Tuncer Bakırhan idi. O dönemde kimi AKP’lilerin, ilçedeki diğer kesimlere “Kürtler kazanırsa belediyeye giremeyiz” şeklinde propagandalar yaptıklarını da dipnot olarak hatırlatalım)

MEHDİ EKER İLE AHMET ARSLAN İSMİ ÖNE ÇIKMIŞTI

Daha önce AKP kulislerinde yapılan tahminlerde Diyarbakırlı Mehdi Eker ile Karslı ve Kürt kökenli olduğu belirtilen eski ulaştırma bakanı Ahmet Arslan’ın isimleri üzerinde duruluyordu. Kulislerden yansıyan tartışmalarda Ahmet Arslan’ın ismi, hem ilçede en çok nüfusa sahip olan Kars, Ardahan ve Iğdırlı seçmenleri hem de Kürt kökenli seçmenleri arkasında toplayabileceği düşüncesiyle fazlaca öne çıkıyordu. Arslan’ın, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak açıklanması beklenen Binali Yıldırım’a olan yakınlığı da bu beklentiyi güçlü kılan bir diğer etkendi.  Ancak Erdoğan, hem bu tahminlerin hem de ilçe içinden çıkan diğer aday adaylarının dışında Esenyurt’ta tanınmayan Malatyalı Azmi Ekinci’de karar kıldı.

DİĞER KESİMLER “CEPTE Mİ?” 

Azmi Ekinci hamlesi, Erdoğan’ın, Esenyurt’taki Karadeniz ve İç Anadolu oylarının yanı sıra Kars, Ardahan, Iğdır ve Rumeli Balkan ve Trakya oylarını da “cepte gördüğü” izlenimini uyandırıyor. İlçede yaşayan, ilçenin kendine has dengelerini iyi bilen teşkilat üyelerini bir kez daha “yok sayan” Erdoğan’ın bu rahatlığı, Esenyurt’taki birçok seçimde almayı başardığı % 47’lik “kemik” oy oranından kaynaklanıyor olabilir.

Erdoğan, aynı rahatlığı 2004’te sergilemiş ve ilçedeki partililerinin tüm itirazlarına karşın Kadıoğlu’nu başkan adayı olarak tayin etmişti. O dönem, Esenyurt’taki sosyal demokrat oyların üçe bölünmesiyle Kadıoğlu aradan sıyrılmış, sonraki seçimlerde de hem benzer ayrışmaların tekrarlanması hem de Kadıoğlu’nun yerel ilişkileri “çıkar-fayda” üzerinden iyi kotarmasıyla başarı elde edilmişti. Bugün ise koşullar bambaşka…

Üç dönem belediye başkanlığı yapan Kadıoğlu “sağlık sorunlarını” gerekçe göstererek istifa etmiş olsa da kamuoyu, onun Erdoğan’ın baskısıyla istifa ettirildiğini düşünmekte. (Bu istifanın hemen ardından Kadıoğlu’nun makam odasında iki genç kızla çekilen gizli kamera görüntülerinin kamuoyuna servis edilmesi de o dönem çokça konuşuldu. O görüntülerin istifanın ana gerekçelerinden biri olduğu da ileri sürülüyor)

Kadıoğlu’nun, özellikle görevdeki son iki döneminde ilçeyi betona boğması ve betonlaşma ile birlikte plansız nüfus artışı, trafik, hava kirliliği, imar skandalının yarattığı konutzedeler ve bir dizi problemin beraberinde gelmesi AKP ve adayı açısından işleri oldukça zorlaştıracaktır.

Doların karşısında kuşa dönen Türk Lirası’nın durumu, beraberinde gelen ekonomik kriz ve gitgide zorlaşan yaşam koşullarının ağırlığı da AKP açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Erdoğan’ın Suriye politikasını, oradaki Kürt varlığına karşı “düşmanlık” düzeyinde oluşturması ve yeni operasyonlar kovalamasını, Türkiye’deki Kürtlerin yakından takip ettiğini de unutmamak gerekir.

EKİNCİ’NİN “ŞİKAYET DİNLEME MAKAMINA” DÖNÜŞMESİ MUHTEMELDİR

Bu atmosferde Esenyurt’a gelecek olan Azmi Ekinci’nin ilk adım olarak, dışarıdan aday istemeyen ve kendisinin adaylığından hoşnutsuz olan partililerinin gönlünü kazanması, sonrasında da kendisini Esenyurt’a tanıtması gerekiyor. Ekinci, parti içerisindeki huzursuzluğu ne kadar aşar bilinmez ama yaşam kalitesinin adeta yerlerde süründüğü ilçede insanlar oldukça muzdarip durumda ve Ekinci, muhtemeldir ki kendisini tanıtabilmek bir yana seçim kampanyası boyunca sürekli “savunan adam” pozisyonunda kalacak. Bu, daha önce Esenyurt’ta üç seçim kazanan Kadıoğlu’nun hiç karşılaşmadığı ama Ekinci’nin büyük olasılıkla karşılaşacağı bir durum. Ekinci, seçim kampanyasını şikayet dinleyerek geçirirse hiç şaşırmamalı.

CHP NASIL KARŞILIK VERECEK?

Şimdi gözler AKP’nin bu hamlesine CHP’nin vereceği karşılığa dönmüş durumda. İlçede CHP’den belediye başkan aday adaylığı başvurusu yapan dokuz isim var. 2014’te de aday adayı olan Kemal Deniz Bozkurt ve Hakan Ataklı’nın yanı sıra deneyimli belediyeci Tuncer Marangoz, halen Esenyurt Belediye Meclis Üyesi olan Taner Uluğ, Atakan Çiftçi ve Dilek Koçak, işadamı Seyfettin Başkan, eğitimci Cengiz Kaya ve Kurban Aslan aday adayı olarak öne çıkan isimler.

Bu dokuz ismin yanı sıra hali hazırda Şişli Belediye Meclis Üyesi olan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP’nin Grup Sözcülüğünü de yürüten Tonguç Çoban’ın ismi de kulislerde dolaşmakta.

EKİNCİ İSMİ CHP İÇİN “AVANTAJ” OLUR MU?

AKP’nin Esenyurt’ta tanınmayan bir isimle yarışa girecek olması CHP açısından bir “avantaj” olarak görülebilir. Ama bu durumun bir avantaj olup olmadığı CHP’nin öne çıkaracağı adayın netleşmesiyle belirginleşecektir. CHP de tıpkı AKP gibi Esenyurt’ta tanınmayan bir isimle yarışa katılırsa ortada böyle bir avantaj elbette kalmayacaktır. Ve en önemlisi de öne çıkacak CHP adayının hem ilçede oldukça yoğun olan Kürt oylarını hem de HAYIR Bloku’nun bileşenleri olan Saadet Partisi ve İYİ Parti’nin oylarını alıp alamayacağıdır.

CHP’Yİ VE ADAYINI ZORLU BİR SÜREÇ BEKLİYOR

Çünkü 2014’ten beri yapılan seçimlerin hemen hemen hepsinde görülen ortak nokta; AKP’nin ilçedeki kemik oyunun % 47-48 bandında olduğu, AKP karşıtı blokun oyunun da % 52-53 bandında seyrettiğidir.

Örneğin 2014’teki yerel seçimlerde AKP adayı Necmi Kadıoğlu, % 47.01 oy alırken, CHP, HDP, MHP ve Saadet Partisi’nin belediye başkan adaylarının aldığı toplam oy % 51.50 civarında olmuştu.

Yine 2017’de yapılan 16 Nisan Anayasa Referandumu’nda AKP ve MHP’nin desteklediği “EVET” % 47.52, CHP, HDP, Saadet Partisi ve İYİ Parti’nin desteklediği “HAYIR” % 52.48 oy aldı.

Bu seçimden bir yıl sonra yapılan 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerine bakıldığında da benzer sonuçların alındığı görülmekte. Cumhurbaşkanlığı seçiminde AKP ve MHP’nin ortak adayı Recep Tayyip Erdoğan % 47.6, CHP, HDP, Saadet Partisi ve İYİ Parti’nin cumhurbaşkanı adayları Muharrem İnce, Selahattin Demirtaş, Temel Karamollaoğlu ve Meral Akşener’in toplam oy oranları % 52.30 oldu.

Milletvekilliği seçiminde AKP ve MHP’nin oyları birleştirildiğinde % 47.90, CHP, HDP, Saadet Partisi ve İYİ Parti’nin toplam oyları da % 51.60 olarak şekillendi.

Bu veriler gösteriyor ki; CHP’nin işi de hiç kolay değil. Öne çıkacak CHP adayının, kendi partisinin dışında kalan diğer kesimlere de hitap edebilmesi ve onları da arkasında birleştirebilmesi gerekiyor.

CHP’NİN MUHTEMEL ADAYI “HAYIR BLOKU”NU YENİDEN BİRLEŞTİRMEK ZORUNDA

AKP, Esenyurt’taki tek seçim yenilgisini 16 Nisan Referandumu’nda yaşadı. CHP adayının kazanabilmesi için seçim sürecinde referanduma benzer bir atmosferi yaratabilmesi, HDP başta olmak üzere Saadet Partisi ve İYİ Parti tabanlarından, hatta bugüne kadar AKP’ye oy vermiş kesimlerden de oy alması gerekiyor.

İYİ Parti ile birçok ilde ittifak yapan CHP’nin, HDP ve Saadet Partisi ile benzer temasları kurduğu bilinse de bu iki parti ile henüz somut adımlar atılmış değil. Adım atılmanın ötesinde CHP’nin iki büyükşehir Ankara ve İzmir’de gösterdiği adaylar da HDP tabanında olumlu karşılık bulamadı. Bu koşullarda Esenyurt’ta öne çıkacak CHP adayının önemi daha da artıyor.

CHP, O MAHALLELERDE OY DENGESİNİ DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA 

Esenyurt, nüfusu oldukça kalabalık hale gelse de hala önceki seçimlerde olduğu gibi feodal bağların, feodal kökenlerin “siyasi saflaşmaları” belirleyebildiği ve dolayısıyla seçim sonuçlarını etkileyebildiği bir ilçe. Kentsel yaşamın ve sosyal ilişkilerin daha öne çıktığı mahallelerde, CHP’nin AKP’ye karşı üstünlüğü göze çarpsa da AKP, ilçenin alt gelir grubu olarak gösterilen eski mahallelerinden aldığı yüksek oylarla seçimleri kazanmayı başarıyor. CHP adayı, bu mahallelere dokunabildiği ölçüde seçimi kazanma şansını da artıracaktır.

CHP NASIL BİR PROFİLLE ÇIKACAK AKP KARŞISINA?

AKP-MHP ittifakı, Kürt kökenli Azmi Ekinci ile sahaya çıktı. İstanbul’un seçimine etki edecek olan bu zor ve önemli ilçede CHP’nin nasıl bir profille AKP’nin karşısına çıkacağı, cevabı merakla beklenen bir soru. AKP-MHP ittifakının adayına Kürt kökenli bir adayla mı karşılık verecek? Yoksa ters bir hamle ile Karadenizli veya Göçmen bir profil mi? Ya da Kars-Ardahanlı bir adayla mı inecek sahaya?

Şu sıralarda CHP kulislerinde cevabı çokça aranan bir soru bu;

CHP Esenyurt’u nasıl bir profille kazanabilir?

Bu soruya cevap olarak verilen birinci önermede, ilçede en fazla nüfusa sahip olan Kars-Ardahanlı bir adayla sahaya çıkılmasının kazanma şansını artıracağı yönünde. Bu teze karşı çıkanlar ise, AKP’nin sırtını döndüğü kesimlere daha iyi hitap edebileceği gerekçesiyle Karadenizli ya da Göçmen kökenli bir adayın daha şanslı olacağı görüşünde. Tabi her iki önermenin sahipleri, çıkacak adayın HDP tabanından ve Kürt kökenli seçmenlerden oy alabilecek nitelikte olması gerektiğinin altını da çizmekte.

CHP’nin İstanbul adaylarını Ocak ayının ikinci haftasında açıklayacağı söyleniyor. Çok bir şey kalmadı, bu soruların cevabını yakında öğrenmiş olacağız.

DEVAM EDECEK

 

AZMİ EKİNCİ KİMDİR?

1 Eylül 1968’de Malatya’da doğdu. Baba adı Şemsettin, anne adı Hanım’dır.

Elektrik Mühendisi; İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektrik Mühendisliği Bölümünü bitirdi.

Siyasi hayatına Ümraniye’de AK PARTİ Meclis Üyesi Adayı olarak başladı. Ümraniye’de AK PARTİ İlçe Yönetim Kurulu Üyeliği ve İlçe Başkan Yardımcılığı yaptı. 2008 yılında AK PARTİ Sancaktepe Kurucu İlçe Başkanı olarak atandı. Malatyalı İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Malatya İmam Hatip Mezunları İstanbul Derneğinde Yönetim Kurulu Üyeliği devam etmektedir.
Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Üyesidir. Türkiye – Malta Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanıdır.

Kürtçe, Arapça ve İngilizce bilen Ekinci, evli ve 4 çocuk babasıdır.

Başakşehir’de Yasin Kartoğlu tamam rakibi bekleniyor